Ana Sayfa
Haberler
Magazin
Özel Magazin
Spor
Teknoloji
Özel Galeriler
Forum
Celebrity
Video
İletişim
Top 10 (Since 20.11.2007) ::..  1- Ece Gursel (722689)   2- Nilay Dorsa (559747)   3- Tugba Ekinci (480061)   4- Asuman Krause (474321)   5- Burcu Cagri (436910)   6- Fatos Segmen (384416)   7- Tugba Ozay (369261)   8- Aysu Baceoglu (342279)   9- Raphaela Ferraro (329745)   10- Aysun Kayaci (321069) 
 Son Dakika
Dilinde boykot gönlünde evet
Dilinde boykot gönlünde evet

'Hayır çıkarsa travma olur'
'Hayır çıkarsa travma olur'

Tasvip edilemez gereği yapılacak
Tasvip edilemez gereği yapılacak

"Cumhurbaşkanı seçimi AK Parti'yi ikiye bölecek"
"Cumhurbaşkanı seçimi AK Parti'yi ikiye bölecek"

Abdullah Gül: Doğrusu söylediğim ne ise o baki
Abdullah Gül: Doğrusu söylediğim ne ise o baki

Halkalı bombacılarına 45 yıl istendi
Halkalı bombacılarına 45 yıl istendi

Referandumda 'evet' diyecekler
Referandumda 'evet' diyecekler

Balbay: Sonunu torunum göremez
Balbay: Sonunu torunum göremez

Toprak altında en uzun kalma rekoru
Toprak altında en uzun kalma rekoru

Hedef bir yıl içinde barış
Hedef bir yıl içinde barış

Bir şey olursa senden biliriz
Bir şey olursa senden biliriz

Erdoğan: Yüzde 50 artı 1 neyse odur
Erdoğan: Yüzde 50 artı 1 neyse odur

Bunlar firavun olmayı istiyor
Bunlar firavun olmayı istiyor

Başsavcı Engin'den 'genelge' hatırlatması
Başsavcı Engin'den 'genelge' hatırlatması

TSK: Cihazların alımı uygun
TSK: Cihazların alımı uygun

 Çok Okunanlar
Anna'dan frikik üstüne frikik ! foto galeri
Anna'dan frikik üstüne frikik ! foto galeri
Tuğba ekinci köprüyü felç etti ! özel çekim video foto galeri
Jessica alba'dan popo şov ! video foto galeri
Moda haftasının en cesuru onlar ! foto galeri
Merve boluğur : chanel çantamdan asla vazgeçmem ! video foto galeri
Kelly brook'un playboy pozlarının ikinci bölümü ! video foto galeri
Bu fotoğrafları görmek bile istemiyorlar ! foto galeri
G-string sevmem, şort giyerim ! foto galeri
Tecavüz sahnesi yumuşatılacak ! video foto galeri
Sibel kekilli: ben bir alman'ım ! foto galeri
 Çok Yorumlanan
Anna'dan frikik üstüne frikik ! foto galeri
Anna'dan frikik üstüne frikik ! foto galeri
Sibel kekilli: ben bir alman'ım ! foto galeri
Merve boluğur : chanel çantamdan asla vazgeçmem ! video foto galeri
Bu fotoğrafları görmek bile istemiyorlar ! foto galeri
Sevgilim başkasıyla flört edebilir ! video foto galeri
Jessica alba'dan popo şov ! video foto galeri
Kelly brook'un playboy pozlarının ikinci bölümü ! video foto galeri
G-string sevmem, şort giyerim ! foto galeri
Ebru yaşar, sezen’den taksitle şarkı aldı ! video foto galeri
Fazıl say'a yanlış yaptım ! video foto galeri
 Piyasalar
Amerikan Doları
A: 1.4984 S: 1.5089
Euro
A: 1.9228 S: 1.9363
İngiliz Sterlini
A: 2.3084 S: 2.3256
Tümü İçin Tıklayın
 Nereye Gidilir
 Lucca
 Bebek
 Vento
 Taksim
 Cahide
 Elmadağ
 Sunset
 Ulus
 Hava Durumu
Ankara [3/18°C ]
Istanbul [4/11°C ]
Izmir [5/14°C ]
Kocaeli [5/12°C ]
Sakarya [5/12°C ]
Tümü İçin Tıklayınız.
Ece Sükan
Nerden Geliyor Bu Enerji ?
Ece Sükan, enerjisinin sırrını All dergisine açıkladı
Her şeyi yapıyor, yapabiliyor, özgüveni ve enerjisiyle gittiği her mekanı zapturapt altına alıyor. Birçok alanda parmağı var: Modellik, moda editörlüğü, vintage butiği, moda programı, moda haftalarındaki röportajları, oyunculuk... Dolayısıyla da hangi gazetenin ekini açsanız, hangi dergiye baksanız Ece Sükan karşınızda duruyor! Partiye katılmış, tabak tasarlamış, Vogue’a çıkmış, Karl Lagerfeld’le röportaj yapmış, fotoğraf çekmiş vs... Sadece hayallerinin peşinden giden biri olarak büyük başarılara imza atan Sükan, bu enerjinin sırrını All dergisine açıkladı.

Senin koltuğuna kaç karpuz sığıyor?

Aslında onu ben de çok düşündüm. Birçok iş yapmak, bir işte çok iyi olmayı engeller mi diye... Ama günümüzde insanlar tek bir şeyle yetinmiyor. Multi-fonksiyonel artık herkes. Sonuçta hepsi birbirini bir şekilde besleyen işler. Apayrı şeyler değil. Ki doktor olup akşam çıkıp barda şarkı söyleyen de var. Ben de şanslıydım ve farkında olmadan tüm bunları iyi kurgulamışım. Birbirinin yakınından geçen işler oldu.

Bu kadar çok şeyi bir arada yaptıran o itici güç ne?

Tabii ki başarmak. İleriye dönük hedeflerim, planlarım yoktur ama şu anda enerjim yerindeyken yapabileceğim şeyleri yapmak istiyorum.

“Her şeye de el atma” diyorlar mı?

Kesin! Sıfır noktasından çıkıp gelen birisi olsa ben de laf ederim. Ama bir birikimim, altyapım var. Sonuçta bu işlerin hep bir ucundan tuttum, senelerdir uğraşıyorum, fikir üretebiliyorum. Birden ortaya çıkmadım ki...Bu sene her yerde sen vardın. İnsanların bir noktada “Yeter artık Ece görmek istemiyoruz!” demesinden korkmuyor musun?

Diyorlar zaten! Türk insanında da öyle negatif bir enerji vardır. Birey olamamaktan, üretememekten kaynaklanan... “Bu kız da her yerden çıkıyor” derler. Dış kapının mandalına da kulak asmamak gerekiyor. Bir yandan da onlara çalışıyorsun ama...

Çok vurdumduymaz olamam. “Aah ben böyleyim canım” deyip kimseye aldırmamak da gerçekçi değil. Onu diyen insan bir şeye oynuyor demektir. On tane güzel laf duyarsın, iki tane de kötü lafı duyacaksın. Bu da bedeli.NİSANDAN BERİ TELEVİZYONUM YOK

Yeni bir alana girerken tedirgin olmuyor musun ya da nasıl başa çıkıyorsun bununla? - Yeni bir şeye girerken tabii ki stres seviyem yükseliyor. Ama sonuçta o süreci de, o gerginliği de seviyorum. Psikoloji okumanın faydasını görüyor musun?

Bu piyasada aslında sert olmak gerekirken, ben daha kırılgan, daha hassas oluyorum. Psikoloji okuduğum için herkesi anlamaya, iyi düşünmeye çalışıyorum. “Yok canım o öyle yapmaz”a getiriyorum. Ama bazen bu kadar ince düşünmekten dolayı zarar gördüğüm oluyor.

Nelerden besleniyorsun?

Ben eski kadınım, öyle internetten kitap siparişi falan veremem. Gittiğim yerden kitap almayı, saatlerimi geçirmeyi seviyorum. Kütüphaneye gidip sanat, moda, fotoğraf kitaplarına, dergilere bakıyorum. Yurtdışına gittiğim zaman “Oh be!” diyorum, çok iyi hissediyorum. Enerjim yerine geliyor, buraya bir dönüyorum sıfırlanıyorum. Tabii ki film, müzik, her şey...

Bunlara ciddi vakit ayırmak gerekiyor, onu nasıl beceriyorsun?

Bu eve geçtikten sonra televizyon detoksu yapmaya karar verdim ve televizyon almadım. Nisandan beri televizyonsuz yaşıyorum, yoksa şeytan dürtüyor iki dakika şuna bakayım derken takılıp başında uyuyakalıyorum. Düşün yani, dizide oynuyorum, çarşamba günleri sürekli birilerinin evine gidip orada izliyorum.

"Aşk Yakar" dizisi nasıl gidiyor? 

Kısmen yeni sayılabilecek bir oyunculuk anlayışı var. ‘Mış gibi’ yapmak yerine o andaki duygularını yok saymadan, karşındakinin tepkisini de alarak oynamak gibi bir şey... Psikodrama aslında. O yüzden şu an yeni bir alan gibi geliyor bana.

Belki de bu yüzden Belda, yan karakter olmasına rağmen bu kadar ilgi çekti?

Evet belki de... Dün mesela bir yere gittim çoluk çocuk herkes tanıdı. Bir garip geldi bana... Sonuçta halka mal olmuş biri değilim. Televizyonun da büyüsü o demek ki... Belda’yı ne kadar "kötü" yazarlarsa yazsınlar, kendi içimde onu korumak zorundayım. Davranışlarının haklı taraflarını, nedenlerini de görüp öyle oynadığın zaman galiba karşı tarafa da geçiyor bu.
O zaman herkes kabul ediyor o karakteri. Peki, herkes tarafından tanınıyor olmak nasıl bir şey?

İstanbul’a geldiğimde de belli bir hayat tarzım, arkadaşlarım, çevrem vardı. Modellik yapmaya başlayınca da bu değişmedi, şimdi de değişmedi. Ama çok küçük yaşta şöhret olan insanlara bakıyorum. Dünyası bir anda değişiyor. Her şey olabilir, fazla gelebilir, hazmedemeyebilir vs... Ama bende her şey kademe kademe oldu ve hayat tarzım değişmedi.TÜRKİYE'DE MİLLET MARKAYA DOYMUYOR

Bundan sonra neye ağırlık vermeyi düşünüyorsun?

Mesela geçen sene sorsaydın dizi hiç yoktu kafamda. “Butiğimle ilgili bir şeyler yapmak istiyorum” derdim. Vintage kıyafetlerin replikalarını üretmek gibi bir trend var dünyada. Böyle bir şey yapmak isterdim. Şu anda oyunculuk da potaya girdi. Şimdi santralistanbul’da moda editörlüğüyle ilgili bir atölye yapacağım. Arşivlerimi topluyorum onun için. Bu kadar materyali toparlamışken, bir web sitesi yapayım diyorum. Yine moda programı gündeme gelirse yapabilirim. Belki bir firmaya ufak bir prestij line’ı gibi bir şey de yapabilirim...

Tüm bu yaptığın işler bir gün elinden gitse ve biri kalacak olsa, hangisinin kalmasını istersin?

Çok zor ama herhalde styling yani moda editörlüğü kalsın derim. En çok emek verdiğim, en çok uğraştığım şey olarak...

Bir yandan yeniyi takip ederken bir yandan da eskiyle aranda çok kuvvetli bir bağ var. Nereden geliyor bu?

Zaten eskiyle yeniyi buluşturmak benim en büyük zevkim. Evimde bile öyle. Eşyalarımla zor vedalaşırım falan... Bir de annemle beraber kulislerde büyüdüğüm için o kostümler, aksesuvarlar falan çok etkilemiş olabilir beni. Vintage kıyafetlere olan merakım da buradan geliyor büyük ihtimalle. Ama bir yandan fütürizmi de çok severim. Hep bu ikisini birleştiririm.

Erkek arkadaşın kötü giyinseydi ne yapardın?

Ben öyle çok manipule edici biri değilim. Hani çaktırmadan alayım, giydireyim, “Aaa bak bu ne güzelmiş” falan diyeyim... Belki de buna hiç gerek olmadı bugüne kadar... Ama dayanılmayacak kadar kötü bir şeye de başlamam diye düşünüyorum. Dış görünüş önemli yani...

Türkiye’deki moda algısıyla ilgili ne düşünüyorsun?

Türkiye’de hiçbir şeyin kültürü olmadığı gibi moda kültürü de yok maalesef. Her şeyin yenisinin peşinde olmak, marka çılgınlığı, en yeni evler, en son trendler, en moda çanta... Bu sığ bir Arap zevki. "O" çantayı takmanın hâlâ statü sembolü olduğuna inanılıyor. Eğer gerçekten bir altyapın varsa, harmanlamayı biliyorsan, aptal olman lazım yeni ya da trend peşinde koşman için... Ben bir ara ümitlenmiştim, tüm markalar geldi Türkiye’ye, millet artık doyar bu işe diye, ama doymuyorlar. Öyle bir açlık var yani...

Özgün olmaya çalışmaktansa aynı olmaya çalışıyorlar, düşünebiliyor musun? Çok komik! Bu kadar kariyer odaklı yaşarken, özel hayatına nasıl vakit ayırıyorsun?

Biraz herhalde hiperaktivite var bende. “Ay bugün çok yoruldum eve gidip yatayım” demek yerine arkadaşlarımla buluşup bir şeyler yapıyorum. Çok yoruldum diye bir şeylerden vazgeçmiyorum, üstüne gidiyorum biraz.ÇOK ÇALKANTILI BİR DÖNEMDEYİM

Kriz seni etkiledi mi?-

Bayağı bir etkiledi.

Önlem alıyor musun?

Biraz harcamalarımı kesmeye çalışıyorum. En son Paris Moda Haftası’nda düşündüm kendi kendime. “En büyük zevkim demek ki neymiş?” dedim. Türkiye’de çalışıp çalışıp burada harcamak. Çok keyifçiyimdir, o konuda hiç esirgemem. Ama biraz dizginlemeye çalışıyorum.

Giyilebilirlik mi yoksa konsept mi?

Çok giyilebilir olması bence iyi bir şey değil. Onu risk almamak olarak görüyorum. Tamam hani yapıyorsun güzel elbiseler, şık şeyler, Victoria Beckham bunlardan bin tane alacak belki ama ben biraz daha deneysel olanı daha takdir ediyorum.

Şu anda hayatının nasıl bir dönemindesin ve kendini nasıl hissediyorsun?

Çok çalkantılı ve inişli çıkışlı bir dönemdeyim aslında her anlamda. Özel hayatım, iş hayatım... Hem iyi gidiyor hem de tam bir sakinlik yok. Ama “Ne zaman sakin oldu ki” diye de düşünüyorum. Kendi seçtiğim hayat aslında bu... Tabii ki de iniş çıkışları olacak. Ama bir şekilde 2009’da yeni kapıların açılacağını, bir takım yarım kalmış defterlerin
temizleneceğini düşünüyorum. O yüzden de bir kıpırtı var içimde, ona tutunuyorum.

İngiliz Vogue'unda benim stilime 2 sayfa ayırdılar

Moda programı sırasında kulislere girip çok büyük isimlerle röportaj yaptın. Bu çok zor bir şeydi... Nasıl başardın?- İletişimleri abim (Aslan Sükan) sağladı. Senelerdir yurtdışında yaşadığı ve fotoğraf çektiği için bağlantıları var. Ama dediğin gibi çok çok zordu. Hadi diyelim kulise girdin. Girsen bile röportaj listesinde adın yok zaten. Bir şekilde kendi çabalarımla yaptım. O program bir sezon daha devam etseydi, onlar bizi kendileri davet etmeye başlayacaklardı. Givenchy’nin tasarımcısı Ricardo Tisci’yle defile sonrası sohbet edip çekim yapalım diye konuştuk. Mario Testino’yla tanıştık. İtalyan Vogue’un moda editörüyle “Aa sen ne giymişsin, ben ne giymişim” geyiğine bile girdim. Sonuçta kişide bitiyor yani, biraz prezantabl bir insansan, ortamlara ayak uydurabiliyorsan, girişkensen, iki kelam edebiliyorsan oluyor... Öyle olunca da sana “Nerelisin?”den önce “Ne iş yapıyorsun?” diyorlar. Hatta Türk olmam daha da ilgi çekti. Akılda kalıyor.

Kendine bir iş çıkarmadın mı oradan?

Vakit yok ki... Ama o kadarı bile neye yaradı? The Sartorialist, Elle UK, Vogue UK’de fotoğraflarım çıktı. Sonra Vogue UK bana mail attı. “Dört şehir, dört stil diye konu yapıyoruz, İstanbul’dan da sizin stilinizi yapmak istiyoruz” dediler. Düşünsene iki sayfa benim stilim çıkacak Vogue’da, acayip bir şey!

Bu Ropörtaj Toplam 16096 Defa Okunmuştur
DİĞER RÖPORTAJ BAŞLIKLARI
Didem Erol
Ayşe Özyılmazer
Şebnem Dönmez
Ece Sükan
Sanem Çelik
Sibel Tüzün
Didem Uzel
Gülseven Yılmaz
Ziynet Sali
Pınar Altuğ
Ayşe Hatun Önal
Reyhan Şahin
Ebru Güzel
Helin Avşar
Özgü Namal
Melisa Sözen
Didem İnselel
03-09-2010
 Astroloji
 

Koç - İş hayatınızda ortaya çıkan olumsuzluklar yeterince önem verdiğiniz taktirde yoluna girecek. Maddi açıdan pek parlak bir dönem değil. Aileniz ve yakın dostlarınızla çıkacağınız seyahat stresinizi atmanızı sağlayacak. Duygusal açıdan istikrarlı bir dönem. Şu sıralar tanışacağınız yeni insanlarla kalıcı dostluklar kurmanız mümkün. Sağlığınızı ihmal etmemelisiniz. Özellikle güneşe dikkat.
 Ropörtajlar
Ayşe Özyılmazer

casinos poll
Diger
 Galerilerden Seçmeler

online casino flash polls
Gizlilik Ilkeleri ve Kullanim şartları | Site Haritasi | Günlük Burçlar | Günlük Hava Durumu | Günlük Döviz Kurları Editör'e Yaz
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Gecce.org sorumlu tutulamaz.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz © 2004-2007, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa Yüklenme Süresi: 1.529 sn.
Rss Yayını Google Gadget
 Video Video blog; Unlu Videoları  
 Produced By ARPCELL  Version 2.5   Sapanca Portal